Gönderen: adalarpostasi | 26 Haziran 2021

İBB’nin dava kazanmasına dayanak olan ‘Adalar Ulaşım Raporu’nu tenkidimdir…

İBB’nin dava kazanmasına dayanak olan ‘Adalar Ulaşım Raporu’nu tenkidimdir…

“İttihatçılar intihâbat koşusunda…”

İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin (İAKTVKD) yaşanılan fayton felâketi hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) açtığı davalardan biri, İBB’nin ‘Adalar Ulaşım Raporu’nu (bkz. Ek-1) delil olarak mahkemeye sunduğu için kaybedilmiştir. İBB’nin 28.08.2019 tarihinde Büyükada’da ‘Adalar Ulaşım Çalıştayı’ adı altında düzenlediği düzmece çalıştayın halktan saklanan bu düzmece raporu İAKTVKD’nin İBB’ye açtığı davanın dosyasından İBB savunması olarak çıkmış ve Adalar Postası’nda yayımlanan Arif Çağlar, “İBB’nin Adalar’da Düzmece Ulaşım Çalıştayı için Uydurduğu Sahte Rapor”, Adalar Postası-3087 (06.6.2021). künyeli yazının ekinde de kamuoyunun bilgisine sunulmuştu. Kendisini demokrasi ve saydamlık havârîsi olarak sahneye atan İBB yöneticileri ise verdikleri sözlere rağmen bu raporu bugüne kadar halka sunmamış, İBB’nin internet ya da basılı sayfalarında yayımlamamıştır.

Bu yazıda kısaca “rapor” olarak adı geçecek bu kırk iki sayfalık ‘Adalar Ulaşım Raporu’nu İBB yöneticileri halktan, herkesten saklamakta pek haklıdır çünkü bu rapor tek kelimeyle gerçekten utanılacak bir düzmecedir. Bu yazının konusu da İBB gibi on altı milyonluk bir kenti yönetme girişimindeki belediyeciler için utanç verici söz konusu raporun niteliğiyle ilgilidir. Çok sık değiştirilen İBB Ulaşım Dairesi başkanlarından sonuncusunun İstanbul’dan haberi olmadığı gibi Adalar’dan da bihaber olduğu İBB yandaşı Adalar Vakfı’nın düzenlediği güya Adalar’da ulaşımla ilgili ama aslında İBB propagandası olan webinar sahnelerinden birinde –ezelî iktidar yandaşı Oral Çalışlar’ın sözde moderatörlüğünde (ki perdede konuşan zaten bu ikisi vardır, ne moderatörlüğü?)– sorulan soruya “Ben Çalıştay Raporu’nu görmedim, bir dahaki sefere okuyup gelirim,” demesi İstanbul’a ve Adalar’a hükmeden belediyecilerin mekân ve meslekten menkul tesadüfî koltuk erbabı olduklarını açıkça göstermiştir. Bu gibi zevatın şu sözü söyleyebilecek derecede sorumsuz olduğu kadar pişkin olmasının nedeni ise kendilerini inandırdıkları “Ben şimdi bunu böyle uydurayım, nasılsa unuturlar” hesabıdır ve nitekim aynı sözde moderatörle çıktığı ikinci bir perdede hiç kimsenin aklına “Raporu okudun mu?” sorusu gelmemiş, belediyecinin hesabı doğru çıkmıştır.

Bu rapor açıkça herkesin bilgisinde olmadıktan sonra belediyecilerin söyleyeceklerinin zaten ne değeri vardır ne de inandırıcılığı. Şimdi artık İBB’nin gizlediği rapor İAKTVKD tarafından yayımlanmış durumda, burada okuyacaklarınız da raporun niteliği hakkında. Raporu hazırlayanların adları yok, raporun tarihi yok. Raporu hazırlayan Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü (TUHİM) de bir müdürlük olarak yazarları anonim (bilinmez) bırakmış. O kadar ki bu raporun son iki yıl içinde hangi müdürün döneminde hazırlanmış olduğu bile meçhul ama tek bir şey sabit: bu raporu şu andaki üçüncü müdür bile birkaç hafta öncesine kadar görmemiş, en azından görmediğini iddia etmiştir. Ciddî bir kamu kurumunun her raporunda olması gereken bu çok basit temel özelliklerin eksikliği bile İstanbul’un önemli bir kamu kuruluşunun hangi liyâkatsız ve meslekten menkul kişilerin idâresine geçmiş olduğunu alenen gösteriyor.

– Ancak iş bunun da ötesinde: düzmece çalıştayda altı tartışma masası kurulmuş ve bunların da başına “konularında uzman moderatörler” (s. 22) tayin etmişlerdi ve bu “konularında uzman moderatörler”in çıkardıkları “sonuçlar” toplantı bitiminde perdeye yansıtılıp ilân edilmişti. Aynı İBB’nin şimdi yayımladığı düzmece raporda ise bu sonuçlar yok. Kasıtlı olarak rapora koymadıkları âşikâr çünkü her türlü dümene rağmen toplantının ana imha hedefi olan fayton ulaşımıyla ilgili “faytonların tümü kaldırılsın” sonucu çıkmamış, aksine “faytonlu ulaşım kalsın, denetlensin, islah edilsin” sonucu çıkmıştı. Toplantı sonunda ilân edilen bu sonuçlar için bkz. https://calistay.ibb.istanbul/adalar-ulasim-calistayi/ linkindeki fotoğraflar ve video yanısıra Ek-2’deki fotoğraflar.

– Üstelik kim bilir ne sözler vererek oraya memur ettikleri “konularında uzman moderatörler”in raporda adları olmadığı gibi söz konusu rapor denetimlerinden dahi geçmiş değil. İşin daha da kötüsü o “konularında uzman moderatörler”in böyle bir rapordan haberdâr oldukları bile son derece şüpheli. Raporu okuyanların da bu “konularında uzman moderatörler”in kimler olduğunu bilmesi olanaksız; o meşûm toplantıya hangi STK’ların –bunların hangisinin Adalar’ın STK’sı olduğu da ayrı bir sorun– katıldığını öğrenmesi de olanaksız.

– Toplantıya katılan STK’ların bu toplantıya yazılı bir şey sunup sunmadığı da meçhul, üstelik toplantıya yazılı iki önemli metin sunan İAKTVKD’nin adı raporda geçmediği gibi sunduğu metinler de hasır altı edilmiş, daha doğrusu İBB’li imhâcılar bunları yok etmiş. Aşağıda bu hususta da ayrıntılı bilgi vereceğim.

– İBB’li belediyecilerin iddiasına göre “Adalar Ulaşım Çalıştayı’nda; konuya ilişkin tüm sivil toplum kuruluşları, sektör temsilcileri, uzman meslek insanları, akademisyenler ve ada sâkinlerinin birlikteliğinde ortak akıl oluşturulmaya çalışılmıştır.” (s. 23)

AKP cehaletinden ithal “ortak akıl” gibi zırva bir yana “konuya ilişkin” hangi “tüm sivil toplum kuruluşları”, hangi “sektör”ün hangi “temsilcileri”, hangi “uzman meslek insanları”, bunların hepsi raporda tam bir gaybûbet arz ediyor. Üstelik toplantının ana imhâ hedefi olan fayton konusunda –tevazuyu elden bırakarak– şunu da söylemem gerekiyor ki at ve fayton konusunun konuşulduğu masada benden ve bittabi faytonlu ulaşım lehinde konuşan iki faytoncu olan Burgazadalı Koray ile Heybeliadalı Şenol’dan başka “uzman meslek insanları” da yoktu. İBB’nin at, atçılık ve fayton konusunda hiçbir uzmanı bulunmadığını ve hiçbir danışmanlık almadığını kendisi de zaten yazılı olarak itiraf etmiştir. (bkz. Emin Mâhir Başdoğan, “Kendini Atların Kurtarıcısı Zanneden İmamoğlu’na Evrak Üzerinden Cevap”, Adalar Postası-3083 (14.5.2021).)

O rapora dönersek, yakından incelediğim sayfalardaki tutarsızlıkları bir bir ifade etmek istiyorum. Evvela tarihsiz olarak yayımlanan bu raporu İBB Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetler Müdürlüğü’nün (TUHİM) kaleme aldığını söyleyerek başlayayım. Bu abes bir bağlantıdır çünkü Adalar İlçesi’ndeki kanunȋ ulaşım aracı olan fayton –ki bu konuya birazdan değineceğim– asla bir toplu ulaşım aracı değil, olsa olsa taksi muadilidir. Ancak söz konusu zamânenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunda böyle afâkȋ uygulamalara neredeyse muâfiyet kesbettik. Meselâ aylar önce “bilgi edinme hakkımıza” istinaden faytonlar ve atlarla alâkalı yazılı suallerimizi ihtiva eden İAKTVKD dilekçemize koskoca kurumdan “Gıda ve Muhtarlıklardan Sorumlu Daire Başkanlığı, Ahmet Atalık” imzasıyla cevap gelmişti. Kanunȋ süresini bir hayli aşarak neredeyse altı ay sonra bize verilmiş gibi yapılan aslında cevap olmayan bu cevabı Adalar Postası sayfalarında incelemiş ve kıymetli kamuoyuna tenkidimizle birlikte duyurmuştuk. (bkz. Emin Mâhir Başdoğan, “Kendini Atların Kurtarıcısı Zanneden İmamoğlu’na Evrak Üzerinden Cevap”, Adalar Postası-3083 (14.5.2021).) Velhasılı İBB’nin faytona toplu taşıma sistemi bünyesinde yaklaştığı ve tabii ki fayton hakkında verdiği bütün kararların bu yanlış bakış açısıyla şekillendiğini gördüğümü huzurunuzda söylemek istiyorum. Bu böyle olsa bile, İBB faytona toplu taşıma sistemi unsuru olarak baksa bile, re’sen faytonu yasaklaması kanunen nâ-mümkündür ve böyle bir yola tevessül etmesinin beyanı bile alenen bir yetki aşımıdır. Zaten karara bağlanmış bulunan, benim de Emin Mâhir Başdoğan, “Müjdeler Olsun…”, Adalar Postası-3086 (31.5.2021). künyeli yazıyla duyurduğum mahkeme kararı da bu yetki aşımına serahatle işaret buyurmuştur. Hukukȋ mücadelemiz bütün bu yanlışlıkların ortadan kaldırılması için devam etmektedir.

Raporda 5. sayfadan 12. sayfanın sonuna kadar “İdari, Coğrafi ve Tarihsel Yapı” başlığı altında ulaşımla ilgisi olmayan güya ulaşımın temeli olacak apartma bilgilerle bir takım sayfa doldurulmuş. Çalıştay toplantısına sunulmayan ve asla orada yapılan tartışmalarda temel alınmayan bir halk aldatmacası tiyatrosu şeklindeki toplantıda ilgili tarafından zaten pekâlâ bilinen ama katılanların çoğu tarafından, “uzman meslek insanları” ve güya gazeteciler tarafından asla bilinmeyen bu bilgiler zaten mahkeme kararıyla iptal edilen İBB’nin yayımlamış olduğu üç ciltlik 1/5000 ölçekli KANİP kitabında mevcuttur.

– Rapora eklenmiş bir takım ansiklopedik tarihî bilgiler ise göz boyama niteliğindedir ve asla düzenlenen düzmece çalıştayın güncel konu ve sorunlarıyla ilgili değildir. Bunlar zaten alenen çalıştayın düzmece olduğunu da göstermektedir. Tarihsel, ansiklopedik, güya dört başı mâmur mükemmel hazırlanmış bir rapor süsü verilmeye çalışılmış bu sayfalarda bihassa eksik olanlar ise şunlardır:

– Konuyla ilgili Bakanlık, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Koruma Bölge Kurulu kararlarına yer verilmemiş bundan yalnızca bir iki göndermeyle son derece çarpık ve yanıltıcı biçimde alıntı yapılmıştır.

– Arabacılar ve Motorsuz Kara Nakil Vasıtaları Esnaf Odası’nın (kısaca Faytoncular Odası’nın) İBB’ye, Adalar Belediyesi’ne, Adalar Kaymakamlığı’na başvuruları, açtıkları davalar, bu davaların faytonları koruyucu sonuçlarına hiç yer verilmemiştir.

– 2012 yılından beri Adalar Postası’nda yayımlanan konuyla ilgili bilgi ve belgelere hiç yer verilmemiş alenen görmezden gelinmiştir. (bkz. “ADA, AT ve BİZ’e Dair Adalar Postası’nda Yayımlanan Yazılar…”, Adalar Postası-3036 (09.01.2021).)

– İAKTVKD ile birlikte “Ada, At ve Biz” Çalışma Grubu’nun Faytoncular Odası’yla yaptığı kapsamlı çalışmalara hiç yer verilmemiştir.

– 20.06.2014 tarihinde yapılan geniş katılımlı “Ada, At ve Biz” toplantısıyla ilgili hiçbir bilgi ve belgeye de raporda yer verilmemiştir. (bkz. Ada, At ve Biz Çalışma Grubu, “ADA, AT ve BİZ’e dâir…”, Adalar Postası-3040 (26.01.2021).)

– İAKTVKD’nin Adalar içi ulaşım ve Adalar’a ulaşım sorunlarıyla ilgili 2009 yılından beri yaptığı çalışmalar ve yayınlara da hiç yer verilmemiştir.

– “Ada, At ve Biz Çalışma Grubu’nun İAKTVKD ile birlikte İBB’ye sunduğu ve bu “çalıştay”da dağıtılan Fayton Taşımacılığı Uygulama Esasları başlıklı kapsamlı çalışmasına da hiç yer verilmemiştir. (bkz. Ada, At ve Biz Çalışma Grubu, “Fayton Taşımacılığı Uygulama Esasları…”, Adalar Postası-2800 (27.6.2016).)

– İAKTVKD başkanı Arif Çağlar’ın “çalıştay”ın başında yaptığı ve toplantıya katılanlara basılı olarak da dağıtılan ve sonrasında Adalar Postası’nda da tam metin olarak yayımlanan konuşmasına da hiç yer verilmemiştir. (bkz. Arif Çağlar, “İki Belediyenin Operasyonu”, Adalar Postası-2904 (21.9.2019).)

– TBMM’nin sözde Hayvan Hakları Komisyonu’nun hazırladığı hayvan hakları yasa değişikliği önerisi adı altında ve aslında Adalar İlçesi’nden fayton ve atları def etmekten başka hedefi olmayan son derece düşük kaliteli bir yasa taslağı metnine karşı İAKTVKD’nin Ocak 2021’de tüm kamuoyuna duyurduğu ve basılı metin olarak altı yüz otuz milletvekiline elden dağıttığı Adalar İlçesi’ndeki faytonlu ulaşım ve atları hakkındaki kapsamlı metne de hiç yer verilmemiştir. (bkz. “Adalar’daki Atlar ve Faytonlarla da İlgili Bir ‘Meclis Araştırması Komisyonu’ Raporu’nun Eleştirisi – İAKTVKD (05.01.2020)”, Adalar Postası-2920 (07.01.2020).)

– İşin can alıcı yanı olan fayton konusundaysa 13-17. sayfalarda yanlış bilgiler verilmektedir.

– 14. sayfada “Faytonlar resmî ve tarihsel olarak Adalarda iç ulaşım hizmeti sağlayan bir ulaşım aracıdır,” ifadesi yer alıyor. Doğru bu ifade faytonun tek yasal ulaşım aracı olduğuna ve bunun Adalar’ın SİT Alanı olarak korunmasıyla ilgili olduğuna yer vermediği için eksik ve eksik olduğu için de yanlıştır; “resmî” sözcüğü kasıtlı olarak eksik bırakılmış olduğundan Adalar’ın fayton ulaşımı tanımını karşılamaz, hasır altı eder.

– Nitekim fayton ulaşımını kapsayan ve pekâlâ bir yasal düzenleme olan bu SİT Alanı’yla ilgili yasal düzenlemeleri atlayarak “ilk yasal düzenleme” olarak yanlış şekildeki ifadeyle de şu tahrifat yapılmaktadır:

[…] Adalar’ın iç  ulaşımı ile ilgili ilk yasal düzenlemeler,  İstanbul İl Trafik Komisyonu kararları ile yapılmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu sonrası, bu konuda yetki ve sorumluluk tümüyle  İBB ve ona  bağlı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)’ne  geçmiştir. […]

ve

[…] Adalar ilçesinde fayton  taşımacılığı ile ilgili ilk karar 1996/33  sayılı İl Trafik Komisyonu kararıdır. Bu kararda ilçe sınırları içerisindeki fayton ve yük arabalarının sayısı tespit edilmiştir. […]

Bu ifadeler şu açıdan yanlıştır: 1996 yılına kadar Adalar’da faytonlar zaten İstanbul’a ait taksi plakalarını kullanıyordu. Bu izinli, çok para eden taksi plakaları Adalar Belediyesi tarafından toplanmış (ne yapılmış olduğu da ayrı bir merak konusudur) ve bunların yerine Adalar Belediyesi’ne kayıtlı fayton plakaları verilmiştir.

– Fayton ulaşımının denetimsiz hal almış olduğunu ve bu nedenle de kaldırılması gerektiğini savunan rapor denetimden sorumlu makamları ise şöyle tanımlamış:

[…] İkinci İTK Kararı 25.12.1998 tarih ve 98/138 sayılıdır. Bu kararda; Adalar ilçesindeki motorsuz yük taşıtları ile faytonların çalışma şekil ve şartları, bu araçların adalara göre dağılımı, motorsuz yük araçları ile fayton sürücülerine uygulanacak cezai müeyyideler, motorlu hizmet araçlarının kurumlara göre dağılımı ile sayıları belirlenmiştir. […]

(s. 14-15)

ancak denetimin niçin yapılmadığına yer verilmemiştir.

Yalnızca trafik olarak değil hayvan bakım, barınma ve sağlığı, denetimleri, veteriner hizmetleri ve ahırların denetimi konusunda da sorumlular fayton ulaşımını ortadan kaldırmak için kasıtlı olarak yasal denetim sorumluluklarını yerine getirmemiş, faytonculuğun ve fayton ulaşımının bozulmasına ve kendi ifadeleriyle “kaos” haline dönüşmesine göz yummuştur. O düzmece çalıştayda bile İAKTVKD başkanının yaptığı konuşmada çok açık şekilde yer verdiği bu “önce boz sonra yok et” uygulamasının yanlışlığı, yasalara aykırılığı ve doğru olanın yasalara uygun düzenlemenin yapılarak fayton ulaşımının korunması gerektiğine çalıştay boyunca yapılan tartışmalarda da yer verilmiş olmasına rağmen rapor bu önemli ve temel hususu titizlikle gizlemiştir.

– “1998/138 sayılı İTK Kararıyla Yük Arabası Kullanılması 2000 yılından itibaren ortadan kaldırılmıştır,”

İfadesi de doğru değildir çünkü 2017 yılına kadar Büyükada’da dört adet at arabası çalışıyordu. Kaldı ki motorlu araç ulaşımının ve taşımacılığının yasak olduğu, fayton çalıştırılmasının yasal olduğu bir SİT Alanı’nda yük taşımacılığı için at arabası çalıştırılmasının yasaklanması kararının kendisi yasaya aykırıdır. Kararlar keyfî, uygulamaları da iyice keyfî olmuştur. 1998 yılında at arabalarının yasaklanmasının tek nedeni yasaya aykırı olarak 1995 yılında dört adada kurulan motorlu araç kooparatiflerine kazanç sağlanmak istenmesidir. Adalar’da ulaşım tarihini anlatmak isteyen raporda ulaşımın bu en yakın tarihine ait önemli olgulardan dahi söz edilmemektedir ve tabi 2009 yılından başlayarak İAKTVKD’nin bu yasaya aykırı motorlu taşıt taşımacılığna karşı Adalar Belediyesi’ne, Adalar Kaymakamlığı’na, Anıtlar Kurulu’na, Koruma Bölge Kurulu’na başvuruları ve nihayet yasayı uygulamakla yükümlü sorumlular hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunması da raporda hasır altı edilmiştir.

İçerisinde birçok toplama bilgi bulunan bu “rapor” daha ilk sayfasındaki “amaç ve kapsam” bahsinde “Her türlü planlama faaliyetlerinde doğal ve kültürel varlıkların tahribatına yönelik kentleşme baskısının kontrol altına alınması,” satırlarıyla başlamak suretiyle aslen doğru bir tesbite yer vermektedir. Hal bu ise ve doğru böyle tanımlanıyorsa –ki bence de bu aynen böyledir– faytonlara ve bilhassa atlara tatbik edilen kıyım hangi insafa, hangi izâna sığabilir? Kamuoyunun dikkatine sunuyorum. Böyle suret-i hakk’tan görülen bir girişten hemen sonra elimizdeki bu rapor kalkıp da “Bu değerlerin koruma/kullanma dengesi çerçevesinde günümüz yaşamı ile bütünleştirilmesi gerekmektedir,” diyerek kendince fayton ve atı günümüz yaşamına uyumsuz ama yerine ikame etmeye çalıştığı akülü ucubeleri de günümüz yaşamına uyumlu mu ilan etmeye yelteniyor yoksa? Neyin “günümüz yaşamına uyumlu” olup neyin olmadığını İBB’nin bir hizmet biriminin müdürlüğünden mi öğreneceğiz? Meşhur bir eski politikacının tâbirini burada borç alırsak, “haydi oradan!”

Üzerinde tarih olmadığı için ne zaman neşredildiğini bilemediğim ve her ne zaman çıkmış olsa da bir sır gibi çok iyi saklandığı için varlığından ancak mahkeme dosyaları arasından gün yüzüne çıkmasıyla henüz haberdar olabildiğim bu raporun “Ada içi ulaşım” bahsinde “faytonlar” ilk alt-başlık olarak ele alınmıştır. Fayton bahsini kısa bir tarihçeyle açmış ve “faytonlar resmȋ ve tarihsel olarak Adalar’da iç ulaşım hizmeti sağlayan bir ulaşım aracıdır,” tesbitinde bulunmuştur. Devam ederek 31.03.1984 tarih ve 234 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararıyla, ilçenin SİT alanı statüsünde olduğunu da eklemiştir. Sonra bir de kalkıp “Adalar İlçesi’nin Türkiye’de fosil yakıtlı taşıt kullanmanın yasak olduğu tek ilçe olduğu” da beyan edilmiştir. Yani kanunȋ yapıya atıfta bulunulmak suretiyle gerçeğin bilindiği itiraf edilmiştir. Hal böyleyken “ben-yaptım-oldu” mantığıyla emr-i vâki neticesinde faytonlu ulaşım sistemini ortadan kaldıramayacağını da zımnen kabul etmiş ve bunu alenen ilân etmiş olmaktadır! Bu durumda kurum yaptığı yetki aşımı ve kanunsuz işlerden dolayı kendi kendini ihbar mı etmektedir? Bu yazılı ifadesi başka türlü tefsir edilebilir mi?

Fosil yakıt bahsine hiç girmeyeceğim. Bildiğim Adalar İlçesi’nin motörlü araç trafiğine kapalı olduğudur. Bu yasağın etrafından dolanmaya çalışanların elektrikli/akülü diyerek kendi ucubelerini kabul ettirmeye çalışmaları hepimizin gözleri önünde cereyan etmektedir. Ayrıca elektrik ile fosil yakıt bağlantısı istenirse anında ispat edilebilecek teknolojik bir teferruattır. Kurum kendi “elektrikli/akülü” şeylerinin de en nihayetinde fosil yakıt bağımlısı olduğunu bilmiyor mu?

Bu rapor hiç utanmadan şu beyana da yer vermektedir: “Adalarda yaşayan halk faytonların yüksek ücreti, hayvan haklarına uygun bir taşımacılık olmaması ve faytoncuların günübirlik turistleri tercih etmesi nedeniyle faytona alternatif ulaşım araçları geliştirmeye çalışmış bu sebeple akülü araç kullanımı yaygınlaşmıştır”. Akla ziyan bu ifade halkın da kanunsuz işler çevirerek aslında suç işlediğini söylemiyor mu? Mahallȋ belediye dahil kaymakam ve ilçe emniyet müdürü dahil bütün mahallȋ yöneticileri alenen suçlamıyor mu?

Fayton ücretlerinin tarifesi kimin kontrolündedir? Bu kontrol kaç senedir yapılmamaktadır? Fayton fiyatları neye göre pahalıdır? Ada halkının ne kadarı fayton çekmenin hayvan haklarına halel getirip getirmeyeceği hususunda söz söylemeye selâhiyetlidir? Atı ne kadar tanımaktadır ki neyin ona zarar olduğu hakkında ahkam kesebilsin?! Bu mantıktan devam edersek rapor demeye bin şahit lüzum eden böyle raporlar (!?) hazırlatan bir belediye o belediyeden hizmet bekleyenlere ne kadar zarar vermektedir? O belediye idarecilerine bizler nasıl güven duyabiliriz?

Gelinen bu noktadan sonra rapor faytonun ne kadar kötü (!?) bir şey olduğunu kendini paralarcasına ve hakîkat hilâfında beyanlarını da sanki ilmen itiraz edilemeyecek mutlak doğrular şeklinde sıralamaya çalışarak yazmıştır.

Raporun üçüncü bahsi “Adalar’da taşımacılığa ait sorunlar”ın ilk alt-başlığı faytonlara ayrılmıştır. Gelin bu maksatla kaleme alınmış bölümdeki İBB itirazlarını ve onları çürütecek cevaplarımızı birbiri peşi sıra sunalım:

a) “Taşıma yoğunluğuna ilişkin sorunlar” cümlesinden:

* “Fayton taşımacılığı turistik amaçlı ve nostaljik bir faaliyet olması gerekirken, Adalar’da alternatifsiz toplu ulaşım aracı olarak kullanılmaktadır,” ifadesi kullanılmıştır.

Bu fevkalâde tek taraflı ve fayton karşıtı ne kelime, alenen fayton düşmanı bir tavra delâlet eder. Velev ki bunun böyle olduğunu düşünenler olsa bile Adalar’ın yegâne ulaşım aracı olarak fayton kanunla tesbit edilmiş bir hâldir. Herkesi (bilen ve bilmeyen) kanunlara riâyet etmeye dâveti bir borç bilirim. Kimse kendini kanunların üstünde görmesin. Ham hayallere kapılmasın derim. Ezcümle fayton alternatifsiz bir taşıt aracı olarak kullanılmamaktaydı; kanunen alternatifsiz tek meşru taşıt aracıdır! İBB başta münafıkça davrananlara dostça hatırlatırım.

* “Fayton turizm ve yüksek ücret nedeniyle ulaşım taleplerini yeterince karşılayamıyor,” ifadesi kullanılmıştır.

Velev ki böyle bir “sorun” vardı, mahallȋ yetkililer on yıllarca bunun telâfîsi için ne yapmıştır? Kendisinin yaratmadığı bir sorunu faytoncu ve o faytoncunun atlarını yok ederek çözdüğünü zanneden yetkililer alenen suç işlemektedir. Ayrıca afâkȋ gerekçelerle pek hakîkî vebal altına giriyorlar.

* “23 Nisan ve 24 Eylül yortularında Aya Yorgi kilisesine [herhalde fayton ile demek isteniyor] ulaşımda zorluk çekilmektedir,” ifadesi kullanılmıştır.

Bunu yazabilen her kim ise muhtemelen Ada kültürü, gerçeği, tarihî ve sosyal yapısından zırcahil seviyesinde habersizdir. Söz konusu günler bir tarz hac yolculukları olup o yola çıkanların bir miktar meşakkate göğüs germesi gereği hakikatini de barındırır. Eskiden çakıl taşlı o yokuşu yalın ayak hatta daha da dinȋ akîdesi kuvvetli hristiyanların dizleri üstünde çıkması hedeflenirdi. Manastır kapısına kadar faytonla çıkılması nereden çıktı kuzum? Bunu bir tez olarak nasıl ortaya koyabiliyorlar?

b) “Barınak ve hayvan haklarının ihlaline yönelik sorunlar” cümlesinden:

* “Mevcut durumda Büyükada’da faytonların en az %30’u (86 adet) barınaktan yoksundur,” ifadesi kullanılmıştır.

Bu ifade diğer adalarda hiçbir belediye toplu ahırı olmadığı için eksik, bir de ahır tanımında açıklık bulunmadığı için alenen yanlıştır. Büyükada’daki atların %70’i dışında kalan Adalar’daki bütün atlar sahiplerinin yaptığı ahırlarda kalmakta idi. O ahırlar görünürde pejmürde ve gecekondu gibiydi. Eldeki şartların iyileştirilmesi durumunda seviyeleri de yükselebilirdi. Zaten ahır kavramı zinhar sadece binanın kalitesiyle ölçülemez. Tıpkı kilise nasıl sadece bina değil aynı zamanda cemaati de ihtiva eden bir kelimeyse; kur’an asla sadece kitap değil bir de onun mânâsı ise ahır da fizikȋ yapı kadar içerisindeki bakımın kalitesiyle de değerlendirilmelidir. Bir atçı olarak ben bugüne kadar ne şâhâne mekânlarda nasıl kötü bakılan atlar gördüysem, izbe yerlerde bile muhteşem bakımlı atlara da tesadüf ettim. Nitekim 15.07.2019 Pazartesi günü Büyükada’da yaptığımız, durumu fotoğraflarla tesbit etme eylemimizde şâhâne bakımlı, sıhhatli ve güzel atların çektiği faytonları gördük. O fotoğrafları arşivledik. Kimse “Ada atlarının ma’lum sefil hali” falan demesin. Elimizde fotoğrafları var..!

Velhasılı Belediye’nin kendi eksik hizmetinin faturasını faytonculuğa kesmeye çalışması kabul edilemez bir pişkinliktir!

* “86 adet fayton için yeni barınak yapılması kentsel SİT alanı, inşaatın geri dönüşümü olmayan bozulmalara sebebiyet vereceği düşünüldüğünde,” falan gibi sözde bahaneleri de gevelemekte bir beis görmemişler.

Ada yollarının meskûn mahalde 8 metre, orman içinde 6 metre açılması, yapılan diğer inşaatlar, motörlü taşıt trafiğine uygun düzenlemeler düşünüldüğünde tamamen saçmalandığı görülmektedir! Esasen fayton kaldırıldığından (!?) beri yapılanlar geri dönüşü mümkün olmayan hasara tipik birer örnektir. Kimse kendini boş laflarla kandırmasın.

* “Faytonda kullanılan atlar engebeli arazilere uygun olmayan kırma cinslerden seçildiğinden, dayanıksızdır,” diye buyurmuşlar.

Kendilerinin at hayvanından haberleri olmadığı, bu konuda yeterli kalifiye personel çalıştırmadığı, herhangi bir danışmanlık hizmeti almadığı kendi yazılı beyanlarıyla sabit bir kurumun at üzerinde böyle konuşabilme cesareti olsa olsa cehaletiyle doğru orantılıdır. Ne dediklerini biliyorlar mı? Meselâ kırma cins yerine safkan ırkları kullansalar daha mı iyi olur? Neden?

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki muhteşem haflinger atlarının çektiği kordon faytonları o zaman neden kaldırıldı? Atlar kitabın yazdığı araba atıydı, ahırları belediye baytar(lar)ının kontrolü altındaydı, faytoncular belediye çalışanıydı. Ama gene de kaldırıldı.

* “%8 maksimum eğim… yer yer daralan yol en kesitleri nedeniyle atlar zorlanmaktadır,” teranesi burada da karşımıza çıkmaktadır.

Her ortamda bu ve benzeri eksik ve yanlış beyanlara cevap verdik. Mes’ele atın yorulması ise dinlenmekle geçebilecek bir halden bahsediyoruz. Atların dinlenebileceği bir padok alanı tahsisi için kılını kıpırdatmayanların bu sahte at sevdâsı hiç inandırıcı değil.

Bu konu direkt olarak Adalar’daki meskûn mahallerle ilgilidir; bu kapsamda fayton ilçenin statüsünün sigortası konumunda idi. Fayton’un çık(a)mayacağı yerlere ev yapılmaması en başından beri Adalar’ı Adalar yapan –Doğal ve Kentsel SİT Alanı bütünü olarak tescillenmesine de konu– hususiyetleri korumuştur. Fayton ortadan kaldırılmaya çalışılırken “imar” adına yapılanlar gözler önünde telâfisi nâ-mümkün bir yıkım olarak yaşanmaktadır.

* “Fayton başına 5-6 at kullanılması nedeniyle atların sağlık, bakım ve beslenme ihtiyaçları karşılanamamaktadır. Denetim yetersiz kalmaktadır,” diye de buyurmuşlar.

Binlerce atı yüzyıldır besleyebilen bir faytonculuk sistemine eline aldığı atlara cidden bakamayıp onları sağa sola dağıtarak onlardan kurtulan bir kurumun ne kadar haksız bir tesbiti ve çamur atması. Aynı raporun bir başka yerinde de atların çok uzun sürelerle faytona koşulmasından şikâyet ediyorlardı. Bu raporu yazanlar ne yazdıklarını sonradan bir kere okudular mı acaba?

Faytonlarda vardiya usûlü nöbetleşe çalışan ikili at takımları vardı. Faytoncu yorulan atlarını yenileriyle değiştirir böylelikle de hayvan haklarına saygılı bir biçimde atçılığa devam ederdi. Bu çoklu at yapısı bilenler için tasdik edilecek bir atçılık örneği idi. Atı gördüğü zaman ne yapacağını bilemeyen sözde hayvanseverler ise hem at hayvanını gözettiklerini söylerken eşzamanlı olarak da altına girilen yükün daha az sayıda at ile yani aksi halde beher hayvan başına da çok iş düşmesini asla düşünmeden ister ve savunur olmuşlardır. Mantıken yanlış ve maksadının tam tersi netice verecek bir hâldir. Ne yani arabacıların çoklu takımları olmasın mı? Atların refahını basit rakam oyunları altında riske atanlar şimdiki at kıyımının müsebbibleridir.

* “Yoğun fayton kullanımı yüzünden atlar yeterli kadar dinlendirilmemektedir. Bu hayvan haklarına uygun değildir,” de demişler.

Bakınız bir önceki 5-6 at maddesine. Ve de böyle yalanlara başvurulduğu için utanın. Ben vallahi yazmaktan utanıyorum. Bu laflar İBB denilen kurumun raporundan…

* “Kış aylarında talebin azalması nedeniyle atların bir kısmı bakım masrafı yeni bir at ücretinden yüksek olması nedeniyle ormana başıboş bırakılmaktadır,” da demişler.

Şayet doğru ise bu “şikâyetin” çözümü fayton’u –kendi kafalarına göre– yasaklamaktan mı geçiyor? Hiç sanmıyorum. Bahane aramayı bırakın derim.

* “Özellikle Büyükada’ya ülkenin değişik bölgelerinden denetimsiz olarak at giriş çıkışları olmaktadır,” diye ifade buyurmuşlar.

Bu tenkid meselâ Adalar İlçesi ilçe tarım ve/veya kaymakamlık ile belediye zabıtası zaafiyetinden dolayı mahallî belediyenin kapatılması talebine dayanak olsaydı belki anlardım ama konunun fayton sistemiyle imâ edilen alâkasını kabul edilemez buluyorum. Küçücük bir kara parçasından bahsettiğimizi hatırlatırım.

c) “Çevresel sorunlar” cümlesinden olarak:

* “Yoğun fayton kullanımı bisiklet ve yaya trafiği açısından tehlikeye sebebiyet vermektedir,” diye de bir cümle yazılmış.

Tarihi boyunca tamamı yaya yolu olan sokaklarda kim fayton altında kalmış? Kim ezilmiş? At hayvanının muhteşem tabiatı ve faytoncuların mâhirane becerileriyle trafik kazaları açısından yurdumuzun muhtemelen en şanslı ve korunmuş ilçesine motörlü araçların tasallutundan sonra aynı yalan cümleyi yüzleri kızarmadan kim kurabilecek cidden merak ediyorum!

* “Yoğun fayton kullanımı nedeniyle çevre kirliliği (koku, hayvan pisliği, ses kirliliği vb) oluşmaktadır,” talihsiz beyanı da yazılmıştır.

Kavramların karıştırılmasına güzel bir örneğe şâhit olduk. Yazan her kimse çevre kirliliğini kendince yorumlamış ve fevkalâde saçmalamış. O dedikleri çevre kirliliğine girmez ama egzos gazları girer, elektrik santralleri girer, boş aküler girer…

Meraklısına hususȋ not: Yargı daha geçenlerde apartmanda köpek havlamasını doğal bir ses sınıfına sokarak şikâyet sebebi olmaktan çıkartttı. Sahi “hayvan hakları savunucuları” da atlara karşıydı değil mi? Bu çevre kirliliği tanımıyla kendilerini nasıl bağdaştırıyorlar acaba? Hoş işleri bittikten beri ara ki bulasın onları…

* “Barınaklarda veteriner hizmetleri, denetim ve temizlik yetersizliği hayvan sağlığı başta olmak üzere çevresel sürdürülebilirlik ilkelerini gözardı etmektedir,” diye yazmışlar…

Sahi belediye ne iş yapar? Benim bildiğim çöpleri toplamak aslȋ işi olan bir kurum kalkmış faytoncuları suçluyor. Utanmasalar nikâhları da faytoncular kılsın, kimsesizlerin cenazesini de faytoncular kaldırsın mı diyecekler?

Bu bahsedilen “görevler” faytoncuların değil, yöneticilerindir. Yoksa mahallî yöneticiler de “yasaklansın” mı diyor bizim İBB?

* “Oluşan çevre kirliliği nedeniyle Adalar’daki yaşam kalitesi düşmektedir,” diye buyurmuşlar.

Faytonların kaldırılmasından beri aynen dedikleri oldu. Yaşam kalitesi düştü. Yalan miktarı çoğaldı. İki belediye de söylediği ile yaptığı birbirini tutmayan yalancı mertebesine düştü. Nereden geldiği kaça malolduğu belli olmayan vasıfsız golf araçlarıyla ilçenin ulaşımı ancak özel izinle yapılır oldu. Kalite cidden yerlerde sürünüyor.

* “Fayton kirliliğinden kaynaklı düzensizlik algısı Ada misafirlerinin çevre duyarlılığını olumsuz yönde etkilemektedir,” cümlesini ise yorumlamayıp sizlerin bu boşluğu dolduracak şekilde yorumlamanız için bırakıyorum. Eminim ki çok yaratıcı yorumlar gelecektir.

d) “Diğer sorunlar” cümlesinden olarak:

* “Fayton sahipleri araçlarını yıllık olarak kiralamakta kiralanan araçlarla ilgili sorunlarla ilgilenmemektedir,” bile denilebilmiştir.

Devlet meselâ kiralanan evlerin kiracıları ve/veya malsahipleri için herhangi bir zaafiyetten şikâyet etmiyorsa yukarıdaki cümle nedir? Neyi imâ etmektedir? Böyle bir sorun şâyet varsa çözümü nedir? Bunu kim çözecektir? Kısacası bundan bize ne? Kurumlar görevlerinin başında mı yoksa tatilde mi?

Bu “rapor” olduğu söylenen sayfalar bir de şu yarım kalan meşhur “çalıştay” şeyine atıfta bulunuyor. Ben ve birkaç dostumun da bilfiil katıldığımız ve hiçbir sonuç açıklanmadan, tekrardan toplanacağız dışında hiçbirşey söylenmeden kapanan o günkü toplaşmaya hakikat hilâfına “kararlar (!?)” aldırmakta beis görmüyor, o alındı denilen sözde kararlar ALINMADI!

Yok efendim “Ada içi toplu ulaşım ve talep bazlı olarak çalışacak yeni bir toplu taşıma sistemi geliştirilmelidir. Geliştirilecek toplu taşıma sistemi ekolojik, elektrikli ve Ada’ya zararı en az olan, Ada’nın topografyasına uygun nitelikte olmalıdır,” ve “Hayvan hakları ihlallerinin engellenmesi amacıyla faytonlar tamamen kaldırılmalıdır,” diye kararlar alınmış! Böyle kararlar alınmadı. Bu ifade tamamiyle yalandır. Zaten o çalıştayın hemen akabinde de çeşit çeşit fayton düşmanı grup çıkan kararı tanımıyoruz diyerek faytonlar kaldırılmasın yönünde belirtilen görüşü işlerine gelmediği için protesto etmiştir. Sırf bu bile bu raporda söz edilen “kararların” öyle olmadığının delilidir.

İnandırıcılığı hayli şüpheli olan bu raporun sonunda bir de yararlanılan kaynaklar verilmiştir. Fayton düşmanı oluşumlardan bazıları işbu raporun dayandığı gerçek hilâfına görüşlerin kaynağıdır. Ciddiye alınamayacak tarafgirlikte ve yanlış bilgiyle, yanlış yorumlarla sakatlanmış bu çalışma hiçbir teze dayanak yapılamaz…

Emin Mâhir Başdoğan
İAKTVKD At ve Atçılık Yetkilisi
“Ada, At ve Biz” Çalışma Grubu üyesi


EKLER:

EK-1:

Ek-2:

📷: Melis Kanık, “Adalar Ulaşım Çalıştayı’ndan görünümler…”, Büyükada Anadolu Kulübü, 28.8.2019.


Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 2-7-2010.jpg

ADA, AT ve BİZ’e dâir
Adalar Postası’nda yayımlanan yazılar…

• “İstanbul Adaları’nda Trafik Canavarının Usulsüz Seyrine Seyirci Kalmayacağız!… Faytonlarımızı da Vermeyeceğiz!…”, Adalar Postası-2684 (21.3.2012).
https://wp.me/p2Emvm-36E

• Emin Mâhir Başdoğan, “Ada, At ve Biz”, Adalar Postası-2756 (10.5.2014).
https://wp.me/s2Emvm-2756

• Ada, At ve Biz Çalışma Grubu, “At ve Faytondan Yana”, Adalar Postası-2766 (27.8.2014).
http://wp.me/s2Emvm-2766

• Emin Mâhir Başdoğan, “Hariçten Bir Gazel ve/ya Taaa İçten Bir Sesleniş”, Adalar Postası-2767 (5.9.2014).
https://wp.me/s2Emvm-2767

• Arif Çağlar, “Adalar’da Motorlu Araç Trafiği İcat Etmek İsteyen Kim?”, Adalar Postası-2794 (30.4.2016).
https://wp.me/s2Emvm-2794

• Hakkı Taşdemir, “Adalar’da Sürdürülebilir Ulaşım (mış), Adalar Postası-2796 (3.5.2016).
https://wp.me/s2Emvm-2796

• Ada, At ve Biz Çalışma Grubu, “Fayton Taşımacılığı Uygulama Esasları…”, Adalar Postası-2800 (27.6.2016).
https://wp.me/s2Emvm-2800

• Arif Çağlar, “İAKTVKD’nin Adalar’da Çalıştırılan Atlarla İlgili Güncel İki Girişimi…”, Adalar Postası-2801 (15.7.2016).
https://wp.me/s2Emvm-2801

• Tekin Deniz, “At”, Adalar Postası-2873 (15.9.2018).
https://wp.me/s2Emvm-2873

• Şahika Savran, “BirGün Gazetesi ÖDP’nin At Ölümlerine Dair Zırvasını Nihaî Hakikatmış Gibi Yayımlamış”, Adalar Postası-2881 (05.01.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2881

• Arif Çağlar, “Adaları Motorlu Araç Trafiğine Açmak Hevesine Yeni Plan…”, Adalar Postası-2891 (12.2.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2891

• “Fayton Yasağı Öğünülecek Bir Şey Değildir, ‘Atları Kurtarmak’ Hiç Değildir! (Yeşil Gazete’nin Sorularına Melda Keskin ile Mahir Başdoğan’ın Verdiği Cevaplar…)”, Adalar Postası-2900 (18.8.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2900

• “İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği ile Ada, At ve Biz Platformu’ndan Kamu Oyuna Duyurulur!”, Adalar Postası-2901 (21.9.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2901

• Mahir Başdoğan, “Ada Faytonlarındaki Atlar”, Adalar Postası-2902 (21.9.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2902

• H. Cevad Özdil, “Adalar ve Faytonlar”, Adalar Postası-2903 (21.9.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2903

• Arif Çağlar, “İki Belediyenin Operasyonu”, Adalar Postası-2904 (21.9.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2904

• İAKTVKD Yönetim Kurulu Üyeleri ile At ve Atçılık Uzmanı Dernek Yetkilisi Emin Mâhir Başdoğan, “İstanbul’umuzun At ve Fayton Zenginliğini Bilelim ve Koruyalım”, Adalar Postası-2905 (21.9.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2905

• “ADAm gibi ADAMLAR… ADA gibi ADALAR…”, Adalar Postası-2906 (23.9.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2906

• “Adalar Belediyesi ve Kaymakamlığı İsterse Faytonlar da Adalar da Düzelir!”, Adalar Postası-2910 (27.11.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2910

• Emin Mâhir Başdoğan, ”İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin (İAKTVKD) Adalar’da Ruam Hastalığı Tespit Edilen Fayton Atlarının İtlafı Hakkında Kamuoyuna Duyurusudur!”, Adalar Postası-2914 (19.12.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2914

• Melda Keskin, “Faytoncuları Korumadan Atları Koruyamazsınız ki…”, Adalar Postası-2916 (21.12.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2916

• Emin Mâhir Başdoğan, “Faytonlara Dair 21 Aralık 2019 Tarihli İBB Toplantısı Hakkında…”, Adalar Postası-2918 (21.12.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2918

• Engin Damcı, “Proje Taşeronu”, Adalar Postası-2919 (26.12.2019).
https://wp.me/s2Emvm-2919

• “Adalar’daki Atlar ve Faytonlarla da İlgili Bir ‘Meclis Araştırması Komisyonu’ Raporu’nun Eleştirisi – İAKTVKD (05.01.2020)”, Adalar Postası-2920 (07.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2920

• Emre Yalçın, “Kafka Dingo’nun Ahırında Daha Doğrusu Adalar’da…”, Adalar Postası-2921 (10.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2921

• “İAKTVKD Adalar’da Fayton Yasaklama Kararına Karşı Dava Açtı”, Adalar Postası-2922 (12.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2922

• Arif Çağlar, “Adalar’da Atların Faytonlara Koşulmasının Yasaklanması Kararına Karşı”, Adalar Postası-2923 (12.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2923

• Emin Mâhir Başdoğan, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Cevap Geldi”, Adalar Postası-2924 (13.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2924

• Deniz Emin Tüfekçi, “Ben de Sizi Ada’da Yaşıyor Sanıyordum!?”, Adalar Postası-2925 (13.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2925

• Hakkı Taşdemir, “Faytonun Yolculuğu”, Adalar Postası-2926 (13.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2926

• H. Cevad Özdil, “Faytonların Kaldırılması Çoklu Cinayettir!”, Adalar Postası-2927 (13.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2927

• Melda Keskin, “Adalar’daki Fayton Atları Özelinde, ‘Türcü’ Olmadığını Söyleyerek Yasak Peşinde Koşanlara ‘Tersine Sorular’…”, Adalar Postası-2928 (15.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2928

• Arif Çağlar, “Adalar’da Fiili Durum”, Adalar Postası-2929 16.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2929

• Arif Çağlar, “Adalı STK’lar İBB Yetkilisiyle Görüşecekmiş!?”, Adalar Postası-2930 (19.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2930

• “İAKTVKD, İBB Başkanlığı ve TUHİM Kararlarına Karşı da Dava Açtı”, Adalar Postası-2931 (22.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2931

• Engin Damcı, “Gel de Gülme”, Adalar Postası-2932 (23.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2932

• Emin Mâhir Başdoğan, “Ahırda Kapalı Atlarda ‘Birdenbire’ Görülen Ölümler Hakkında”, Adalar Postası-2933 (25.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2933

• Ada, At ve Biz Platformu, “Adalar Atlarını ve Faytonlarını Savunuyor! – I”, Adalar Postası-2934 (25.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2934

• Ada, At ve Biz Platformu, “Adalar Atlarını ve Faytonlarını Savunuyor! – II”, Adalar Postası-2935 (25.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2935

• Ada, At ve Biz Platformu, “Adalar Atlarını ve Faytonlarını Savunuyor! – III”, Adalar Postası-2936 (25.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2936

• (Söyleşi: Siren İdemen), “Heybeliada’nın Atları ve Faytoncu Ailelerin Kadınları – Atların Adları Var”, Bir+Bir Forum, 25.01.2020.
https://birartibir.org/aidiyetler/578-atlarin-adlari-var
+ Adalar Postası-2937 (26.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2937

• Aytekin Cengiz, “Adalar’da Arabaların Yerine Otomobiller Çalıştırılamaz…”, Dünya Gazetesi, 21.6.1963.
+ Adalar Postası-2938 (26.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2938

• “Adalar’ın Özellikleri Minibüsle Bozulamaz”, Dünya Gazetesi, 31.8.1963.
+ Adalar Postası-2939 (28.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2939

• “Adalar’daki Arabaları Kaldırmak İsteyenlere Napoli’den Bir Örnek”, Dünya Gazetesi, 05.12.1963.
+ Adalar Postası-2940 (29.01.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2940

• Emin Mâhir Başdoğan, “Ada(lar) Topografyası Atlı Araba Çalışmasına Münâsip midir?”, Adalar Postası-2941 (09.02.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2941

• Emin Mâhir Başdoğan, “Güven İslamoğlu’nun Fayton Atları Hakkında CNN-Türk’te Yayınlanan YEŞİL DOĞA Programı Üzerine Birkaç Söz…”, Adalar Postası-2942 (12.02.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2942

• (Söyleşi: Siren İdemen), “Büyükadalı Faytoncu Mehmet Kurnaz’ın Gözüyle Atlar ve Faytonlar – Gerçeğini Konuşacağız Her Şeyin”, Bir+Bir Forum, 02.02.2020.
+ Adalar Postası-2943 (12.02.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2943

• (Söyleşi: Siren İdemen), “Büyükadalı Faytoncu Hayko Belek’in Gözüyle Atlar ve Faytonlar – Ata Saygı Göstereceksin”, Bir+Bir Forum, 07.02.2020.
+ Adalar Postası-2944 (12.02.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2944

• Emin Mâhir Başdoğan, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Ada Faytonlarını ve Onların Atlarını Satın Alacağına Dair Basında Çıkan Haberler Hakkında Kamuoyuna Duyurumuzdur…”, Adalar Postası-2945 (15.02.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2945

• “Aklî Meleke/Hukukî Ehliyet Raporsuz Bir Rapor ile Kararsız Kararı!”, Adalar Postası-2950 (27.02.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2950

• Emin Mâhir Başdoğan, “At Sahiplendirmek, Padok Alanı Açmak ve Benzeri Konularda Bir Hasbıhal…”, Adalar Postası-2963 (15.4.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2963

• Emin Mâhir Başdoğan, “Adalar’ın Fayton Atları da Serum İmalathanesine mi Gönderiliyor?”, Adalar Postası-2969 (12.5.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2969

• Osman Furkan Aydın, “Adalar’ın Atları ve Önümüzdeki Fırsat (Yoldaş Türümüz Atlar)”, 1+1 Forum, 22.5.2020.
+Adalar Postası-2971 (23.5.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2971

• Arif Çağlar, “CHP’li İBB Başkanlığı’nın Yüz Kızartıcı Bir Belgesi”, Adalar Postası-2974 (02.6.2020).
+ Emin Mahir Başdoğan, “İBB’nin Cevap Olmayan Cevabına Dair Cevabî Yazımızdır…”, Adalar Postası-2974 (02.6.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2974

• Arif Çağlar, “TUHİM’in Satın Alınan Faytonlarla İlgili Cevap Olamayan Cevabı”, Adalar Postası-2975 (03.6.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2975

• Arif Çağlar, “Heybeliadalı Deniz Tüfekçi’nin Mektubu”, Adalar Postası-2976 (03.6.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2976

• Emin Mahir Başdoğan, “Atçılık Hakkında Bir Deneme: Kisber Felver Macar Yarımkan Atı”, Adalar Postası-2978 (09.6.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2978

• Arif Çağlar, “İstanbul’un Adalar’ı Görev İhmalleri, Yasalara Aykırı Uygulamalar ve Yalanlarla Bitirildi”, Adalar Postası-2979 (19.6.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2979

• Emin Mahir Başdoğan, “Adalar İlçesinde ‘Ulaşım’ Demişken; İBB’nin Elektrikli Otobüslerine Yerinde Bir İtiraz…”, Adalar Postası-2980 (23.6.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2980

• H. Cevad Özdil, “Dünya’nın ve Türkiye’nin En Önemli Doğal, Kültürel, Mimari Miraslarından Biri Olan İstanbul Adaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eliyle Motorize Ediliyor!”, Adalar Postası-2981 (25.6.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2981

• H. Cevad Özdil, “Adalar’ın Toplu Taşıma İhtiyacı Yoktur!”, Adalar Postası-2982 (25.6.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2982

• Emin Mâhir Başdoğan, “Atlı Bir Hayat Mümkün Olduğunda Adalar Daha da Güzel Olacaktır…”, Adalar Postası-2988 (03.7.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2988

• Emin Mâhir Başdoğan, “Sahiplendirerek At Kurtarmak Abesliğine Düşmeden Atlar Nasıl Sağlıklı Yaşatılır?”, Adalar Postası-2989 (06.7.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2989

• Arif Çağlar, “Belediyecilerin ve Bir Kaymakamın 19 Haziran Tarihli İtirafları”, Adalar Postası-2990 (07.7.2020).
https://wp.me/s2Emvm-2990

• Emin Mâhir Başdoğan, “Atçılık Hallerimiz, Ada Faytonları Hakkındaki Mütalâlarım ve Bir Kitap Tenkȋdim”, Adalar Postası-3001 (21.8.2020).
https://wp.me/s2Emvm-3001

• Hakkı Taşdemir, “Payton Değil Fayton”, Adalar Postası-3005 (29.8.2020).
https://wp.me/s2Emvm-3005

• Emin Mâhir Başdoğan, “Tevil Götürmeyen Zırvaya Cevap”, Adalar Postası-3009 (20.10.2020).
https://wp.me/s2Emvm-3009

• Cezmi Ersöz, “Geçmişte Adına Kantolar Yazılan İstanbul Faytoncuları”, Cumhuriyet Dergi-?, (?.?.19??)18-19.
+”Nerede O Eski Şehlevend Faytoncular, Nerede O Eski Küheylanlar?”, Adalar Postası-3011 (23.10.2020).
https://wp.me/s2Emvm-3011

• Emin Mâhir Başdoğan, “Adalar, Atlar, Tasavvurlar, Tahayyüller, Yalanlar ve Biz…”, Adalar Postası-3029 (02.12.2020).
https://wp.me/s2Emvm-3029

• Emin Mâhir Başdoğan, “İBB ve Beraberinde ‘Atçılık Camiamız’ın Adalar Başta Olmak Üzere Bütün Faytoncu Esnafına Bir Özür Borcu Var”, Adalar Postası-3030 (04.12.2020).
https://wp.me/s2Emvm-3030

• Arif Çağlar, “Atları Seven Adamın Yeni Kitabı: Evde At Beslemek”, Adalar Postası-3034 (17.12.2020).
https://wp.me/s2Emvm-3034

• “ADA, AT ve BİZ’e Dair Adalar Postası’nda Yayımlanan Yazılar…”, Adalar Postası-3036 (09.01.2021).
https://wp.me/s2Emvm-3036

• Ada At ve Biz Çalışma Grubu, İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlılarını Koruma Derneği, “Araba Meydanı Faytonlarındır”, Adalar Postası-3037 (09.01.2021).
https://wp.me/s2Emvm-3037

• Selin Çağlayan, “İmamoğlu’na Mektup Yazdık…”, Adalar Postası-3039 (24.01.2021).
https://wp.me/s2Emvm-3039

• Ada, At ve Biz Çalışma Grubu, “ADA, AT ve BİZ’e dâir…”, Adalar Postası-3040 (26.01.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3040

• Emin Mâhir Başdoğan, “Dürüst Olun…”, Adalar Postası-3048 (08.02.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3048

• Emin Mâhir Başdoğan, “Baytar Mektebi MYO, Bakılamayan Atlar, Dijital Pet ve Aynadaki Hâlimiz…”, Adalar Postası-3050 (13.02.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3050

• Selin Çağlayan, “Bizi Sırtımızdan Hançerleyenler… Kimse Bizim Adımıza İBB’ye Görüş Bildirme Hakkına Sahip Değil… Adalılar Kimseye Böyle Bir Yetki Vermedi!”, Adalar Postası-3051(16.02.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3051

• Emin Mâhir Başdoğan, “At ve Fayton Dahil Atlı Araba Başka Bir Dünyanın Tecrübesidir”, Adalar Postası-3068 (12.03.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3068

• Emin Mâhir Başdoğan, “Kölelik, Özgürlük ve Dörtnal Kelimeleriyle Oynanan Oyunlar”, Adalar Postası-3069 (13.03.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3069

• Emin Mâhir Başdoğan, “Büyükada’da Yapılan Bir Çeşit ‘Çalıştay’ Hakkında Notlarımdır…”, Adalar Postası-3074 (04.4.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3074

• Emin Mâhir Başdoğan, “İBB’nin Kaybolan Atları, Bundan Çıkartılan Haberler, Şaşıran İnsanlar ve Baştan Sona Bir Ahmaklık Tablosu. Bir Yerinde de Savcılığa İntikal Ettiği Rivâyeti…”, Adalar Postası-3076 (19.4.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3076

• Emin Mâhir Başdoğan, “Yalan Çare Değil”, Adalar Postası-3080 (05.5.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3080

• Arif Çağlar, “Kayıp At Peşinde”, Adalar Postası-3081 (09.5.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3081

• Emin Mâhir Başdoğan, “Kendini Atların Kurtarıcısı Zanneden İmamoğlu’na Evrak Üzerinden Cevap”, Adalar Postası-3083 (14.5.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3083

• Emin Mâhir Başdoğan, “Deneme”, Adalar Postası-3084 (18.5.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3084

• Şahika Savran, “Fayton Atları için TV Programlarında Söylenenler ve Vicdan Muhasebesi”, Adalar Postası-3085 (20.5.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3085

• Arif Çağlar, “İBB’nin Adalar’da Düzmece Ulaşım Çalıştayı için Uydurduğu Sahte Rapor”, Adalar Postası-3087 (05.6.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3087

• Emin Mâhir Başdoğan, “İBB’nin Dava Kazanmasına Dayanak Olan ‘Adalar Ulaşım Raporu’nu Tenkidimdir…”, Adalar Postası-3090 (27.6.2021).
http://wp.me/s2Emvm-3090


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: