Gönderen: adalarpostasi | 10 Ağustos 2020

Tiraje Dikmen’in adıyla ve mirasıyla oynanan oyunlar

Tiraje Dikmen’in adıyla ve mirasıyla oynanan oyunlar

Tiraje Dikmen, Dikmen Evi / Büyükada, 01.3.2007.
)O(

Tiraje Dikmen’in “Günlükler”inin açık artırmayla satışa çıkarılması bardağı taşıran son damla oldu. Daha önce internet sahaflarının satışa çıkardığı evrak ve fotoğraflar Tiraje Dikmen’in özel eşyasının yağmalandığını gösteriyordu ancak sanatçının “Günlükler”i yağmanın yeni bir boyuta vardığının işaretiydi. Bir galerinin böyle bir yağmadan pay almak için fütursuzca müzayede düzenlemesi ise sanata ve sanatçıya hiçbir saygısı olmayan tâcir zihniyetinin sanat galeristliği mesleğinde ahlâkı ne derece iflas ettirebileceğini açıkça ortaya koyuyordu.

İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği (İAKTVKD) “Günlükler”in müzayedeye çıktığını öğrenir öğrenmez bu talana el konulması ve engellenmesi için sorumlu ve yükümlü olması gereken adreslere 16.7.2020 tarihli birer dilekçeyle başvurdu: Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü, Adalar Kaymakamlığı, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün kamuoyuna duyurusunda sözünü ettiği gibi Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderdiği şey, başına bir önyazı eklenerek Rektörlüğe verilen İAKTVKD’nin bu dilekçesidir. (bkz. Ek-1)

Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü, İAKTVKD’nin dilekçesini almak istememiş, ilgili savcılıkla yaptığı telefon konuşmasında savcının “sizinle ilgisi yok” kararı üzerine ancak mahkeme istemi ekinde takibat yapabileceğini belirtmiştir. Adalar Kaymakamlığı da Dernek dilekçesini Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi’ne iletmekle yetinmiştir. (bkz. Ek-2)

Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı da dilekçeyi almak istememiş ama yine de dilekçe “alındı” olarak kayda geçirilmiştir. Derneğin resmî başvurularından bağımsız olarak mahkemenin tayin ettiği tereke memuru avukatının müzayede öncesinde uyarılmasıyla “Günlükler”in müzayededen kaldırıldığı ve bir savcılık üzerinden soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır. (bkz. Ek-3)

Bu miras kimin?

Savcının İAKTVKD’nin konuyla ilgisini sorgulayan “Derneğe kalan bir şey mi var?” sorusu mânidârdır. Derneğe mal olarak kalan hiçbir şey yoktur. Ama Tiraje Dikmen’in sanatı hepimize, Adalar’a, bütün bir ülkeye, nihayet tüm insanlığa miras kalmıştır. Tiraje Dikmen’in bıraktığı mal varlığıyla okutulacak çocuklar hepimizin çocuklarıdır. Bunun kavranması ve sorumluluğunun üstlenilmesi elbette yanlızca mahkemede sonuçlandırılmaya çalışılan veraset intikalinden öte bir şeydir. Vasiyetin açılması, varislere intikal ettirilmesi neden altı yıl gibi uzun bir süre almıştır, bu arada yoksul çocukların okumasına vakfedilecek paranın bankada değer kaybına neden göz yumulmuştur, sanatçının bıraktığı evrak ve sanat eserlerinin envanteri ayrıntılı ve tam olarak yapılmış mıdır, bu envanter kimdedir, mahkemeye ne kadarıyla yansımıştır, Büyükada’da mühürlü evin mühürü nasıl olmuş da kırılmış, evin içi boşaltılmış, evrak, özel eşya, “Günlükler” sahaflara, kapkaçcı müzayedecilerin eline düşmüş; açıkça ifade edildiğine göre nasıl olmuş da “85 adet tablo kaybolmuş“tur? Bütün bunların sorumlusu kimdir, takibat yapılmış mıdır? Bu soruların yanıtları bilinmiyor.

Ama bilinen bir şey var: kısa bir süre önce mahkeme Büyükada’daki evin “korunabilmesi için” kiralanması kararı almış ve kiralama işini tereke memuru avukata vermiştir. Bu kararın hemen ardından ne Adalar’la ne de Tiraje Dikmen’le hiçbir ilgisi olmayan bir takım kimesne ortaya çıkmış, evi müze-lokanta-büfe yapmak için kiralamak işinin tezgahını hazırlamaya koyulmuştur. Kendilerine “sanatçı”, “sanat işletmecisi” gibi kisveler takınan bu zevatın Adalar’ı fiilen SİT Alanı konumundan çıkaran İBB ve Adalar Belediyesi’nden ortak ve destek arayacağı aşikârdır çünkü bu sonuncular baştan beri akılları sıra sanat gösterisiyle Adalar’a yaptıkları kötülüğü perdelemek peşindedir. Ve şimdiden bu kurumların adları hempaları kişi ve kuruluşlarla her tarafta geçmektedir. Geçersiz seçimle Adalar Kent Konseyi Yönetimi’ni ele geçirmiş olanlar da kendilerine verilen halkı aldatma/oyalama görevini sanatçının adını kullanarak ifa etmek üzere harekete geçmiştir.

Kapkaçcıların kendilerini ifşası

Temel mesele sanatçının mirasının nasıl yağmalandığının ve bunların sorumlularının kimler olduğunun ortaya çıkarılmasıyken; Tiraje Dikmen’in Büyükada’daki evini kiralamak ve sanatçının adını kullanarak sahtekârca anma toplantısı düzenlemeye kalkanlar her bir yana dağıttıkları bir ilânla ne mal olduklarını gecikmeden göstermişlerdir. (bkz. Ek-4)

Tiraje Dikmen’in adını bile yazmasını bilmeyen bu cühela utanmadan şimdilerde her aldatmacaya takılan moda “çalıştay” adıyla tertiplemeye kalkıştıkları toplantının konuşmacıları olarak izin almadıkları insanların isimlerini ortaya sürmek cüreti göstermişlerdir. Bunu yapmaktaki amaçları bellidir: kendilerinde sanatçının mezarında toplu fotoğraf çektirmekten başka hiçbir fikir ve malzeme olmayan kapkaçcılar sanatçıyı en iyi tanıyan ama kendilerinden dikkatle uzak duran saygıdeğer isimleri kötü emellerine araç etmek peşindedirler. En azından –sözkonusu bu toplantıdan haberdar dahi olmayan– Emine Çiğdem Tugay ve Necmi Sönmez gibi iki ismi ilânlarında izinsiz kullanmak cüretini göstermişlerdir. İlânda adı geçen özel ve tüzel diğer kişilerden izin alınmış mıdır bilinmiyor. İlâna eklenmiş “Adalar kaymakamı himayelerinde” sözünden kaymakamın haberi ve izni var mı, onu da bilemeyiz. Tiraje Dikmen’in üzerinde titizlikle durduğu Adalar’ın SİT Alanı olarak korunmasını temelden sarsan, Adalar’ın motorlu araç trafiğine fiilen açılmasını himaye eden kaymakamlığın sanatçının adıyla oynanan bu sahtekârlığı himaye etmeyeceğinden emin olmak isteriz.

Şunun iyi bilinmesi gerekir

Tiraje Dikmen’in sanatı, anıları, hatırası İstanbul Adaları’yla sıkı sıkıya bağlıdır. Adalar’ın SİT Alanı ilan edilmiş olması büyük çapta Tiraje Dikmen’in girişimi ve emeğinin eseridir. Sanatçının sanatıyla ve hayatıyla büyük bir bağ içindeki bir izi yasalara aykırı şekilde ortadan kaldıran, o Adalar’ı ve kendini bilmezler bir de üstelik sanatçının adını kullanarak yaptıkları kötülüğü örtbas etmeye kalkmaktan utanmalıdır. Şunu iyice bilmelidirler ki Tiraje Dikmen bütün yaşamı boyunca tam da bu gibi insanlardan uzak durmuş, kendisine ait hiçbir şeyin böyle seviyesizce kullanılmasına asla izin vermemiştir. Büyük bir fiyasko ve talandan başka bir şey olmayan sözüm ona Avrupa Kültür Başkenti İstanbul soytarılıkları sırasında Büyükada sahilinde fotoğrafının kullanılmasından nasıl da rahatsız olduğunu bilenler, sanatçının adını kullanarak şimdi yapılan bu şarlatanlığa elbette izin vermek istemeyecektir. Sanatla uzaktan yakından ilişkisi olmadığı âşikâr, sanat kelimesini kendi teşhir ve çıkarları için kullananların seviyesizliği ancak faytonlardan boşalan meydanda yazlık sinema işletmeye yeter.

Arif Çağlar

(09.08.2020)


EKLER:

Ek-1


Ek-2


Ek-3
İAKTVKD’nin resmî başvurularından bağımsız olarak mahkemenin tayin ettiği tereke memuru avukatının müzayede öncesinde uyarılmasıyla “Günlükler” müzayededen kaldırılarak bir savcılık üzerinden soruşturma başlatılmıştır.


Ek-4
Tiraje Dikmen’in adını bile yazmaktan aciz kimesnelerin “düzenledikleri” çalıştayın –Emine Çiğdem Tugay ve Necmi Sönmez misal kimi katılımcılarının dahi bihaber olarak izinsiz isimlerinin “kullanıldığı”– sözde programı!


Ek-5

Emine Çiğdem Tugay, “Zamanların Hafızasındaki İzleri” Yok Etmek Niye?”, Adalar Postası-2853 (17.12.2017):

[…] Vefatının birinci sene-i devriyesinde [01.9.2015] o çok sevdiği Büyükadası’nda, Splendid Palas’ta hem onun anısına saygı göstermeyi, hem de dostlarını biraraya getirerek ona dair izleri daha görünür kılmayı hedefleyerek düzenlediğimiz “Zamanların Hafızası” Ressam Tiraje (Dikmen) İçin Anma Toplantısı’na yurtdışında olduğu için katılamayan ancak duyurulmasını istediği mesajını okumam ricasıyla gönderen İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Arif Çağlar şöyle sesleniyordu:

Tiraje (Dikmen) İAKTVKD toplantısında, Büyükada Turing İskele Cafe, 16.7.2010.
)O(

Elimde bir fotoğraf var, Tiraje Hanım bir toplantı masasında oturuyor. O toplantıyı hatırlıyorum, hiç konuşmuyor ama onun orada oturuyor olması Adalar’ın korunmasıyla ilgili söylenebilecek tüm sözlerden daha ağır, daha etkili, daha önemli, bunu o gün o toplantıya katılan hepimiz Tiraje Hanım’ın o masada, ricamız üzerine kabul edip oturduğu baş köşede sessiz ve vakur duruşunda hissediyoruz.

Tiraje Hanım’ın doğup büyüdüğü, başka yerlerde de olsa hiçbir zaman bırakamadığı, gittiği her yere kendisiyle birlikte taşıdığı Adalar … severek, anlatarak, korunması için hiçbir şeyi esirgemediği, gücünü ve zamanını severek ayırdığı İstanbul’un bu semti için yapılan ve yapılabilecek doğruları yanlışlardan ayırabilmekteki sağlam yargı gücü bugün her zamankinden fazla hepimiz için yol gösterici.

Adına en çok kendisinin layık olduğu İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin kuruluşundaki payı, desteği ve heyecanı unutulamaz. Tıpkı Tiraje Hanım’ın Ada Dostları Derneği’nin kurulması, oradaki çalışma heyecanı ve yılmazlığı ve nihayet Adalar’ın Doğal ve Kentsel SİT Alanı olarak tescilindeki emekleri gibi.

Tiraje Hanım bu yılmazlığı ve yanılmazlığıyla bugün hepimiz için Adalar’ı sevmeyi sanatı sevmenin heyecanıyla bütünleştirebilen herkes için yol gösterici oluyor.

Kendisini güçlü sanatçı kişiliği ve doğup büyüdüğü, üzerine titrediği Adalar’ı için yaptıklarıyla anıyoruz, her zaman anacağız. [Arif Çağlar, “Tiraje İçin…”, ‘Zamanların Hafızası’ Ressam Tiraje (Dikmen) İçin Anma Toplantısı, Büyükada Splendid Palas Oteli, 01.9.2015.] […]


Ek-6

Tiraje Dikmen’e dair Adalar Postası’nda yayımlanan yazılardan bir seçki…

Dikmen Evi, Büyükada, 05.5.2009.
)O(

“1930’lu Yıllardı Adalı Bir Kız Denizde Taş Sektirdiğinde, Aya Nikola Koyu’nda…”, Adalar Postası-2713 (19.4.2013).

Emine Çiğdem Tugay, Necmi Sönmez, “Zamanların Hafızası” Ressam Tiraje (Dikmen) İçin Anma Toplantısı…”, Adalar Postası-2777 (17.8.2015).

Emine Çiğdem Tugay, “Bir Güzel “Macar Gezintisi”ydi ki…!”, Adalar Postası-2779 (09.10.2015).

Emine Çiğdem Tugay, “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri… (Dikmen Evi, 1934)”, Adalar Postası-2803 (13.8.2016).

Emine Çiğdem Tugay, “Zamanların Hafızasındaki İzleri” Yok Etmek Niye?”, Adalar Postası-2853 (17.12.2017).

Arif Çağlar, “Tiraje Dikmen’in Adıyla ve Mirasıyla Oynanan Oyunlar”, Adalar Postası-2998 (10.9.2020).

Ayrıca bkz.
Koço Kantakuzinos, Amelia Burci,
Tiraje Dikmen, Samih Rifat, Emine Çiğdem Tugay, “ADAm: Koço Kalfa (Kantakuzinos)…”, Büyükada, 22.7.2005.
/
“Ben Burda Öleceğim Bir Yere Gidemem…”, Adalar Postası-2412 (23.4.2010).


Responses

  1. İlginize teşekkür ederim. Veraset ilamı için dava açanlardan biriyim, tanışmak konuşmak isterim.

    • Sayın Murat Heper,
      Mesajınızı ilettiğimiz İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Arif Çağlar –Viyana’da bulunduğundan– 0 (533) 361 64 41 numaralı telefonu üzerinden whatsapp kanalıyla ve/ya arifcaglar@hotmail.com e-mail adresinden kendisiyle irtibata geçebilirsiniz.
      Sizin irtibatlarınızı da Arif Çağlar’a iletebiliriz.
      Saygılarımızla,
      )O(


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: