Gönderen: adalarpostasi | 05 Mart 2021

Aile Ağaçları…

Aile Ağaçları…

Giuliani ile Acemoğlu ve de Alepoğlu Aile Ağaçları
Fabiato Ailesi’nin Evrak-ı Metrûkesi
SALT Araştırma Arşivi

* * *

Giuliani, Acemoğlu, Alepoğlu, Hamson ve Fabiato Aileleri

Dr. Francesco (Illmo) Giuliani (Napoli, ~1720 – ~1766)
+
Maria Pangalo (İstanbul, 17?? – 1???)
|
M. Enrico (Illmo) Giuliani (~1766 – 1844, İstanbul)
+
Sofia (İstanbul, 17??-1???)
|
Antoine Cesare Giuliani (İstanbul, 24.12.1803 – 28.6.1876, İstanbul)
+
Theresia Acemoğlu (İstanbul, ~1812 – 02.01.1854, İstanbul,)—{? + Agop Acemoğlu}
|
Antonio Tongo Giuliani (İstanbul, 19.7.1835 – 05.9.1878)
+
Hortentia Beatrice Hamson [Alepson] (18?? – 1???)—{Baptistine Alepoğlu + Paulo Hamson (1809-24.10.1857)}
|
Paolina Gemma Giuliani (08.9.1874 – 23.7.1932, Büyükada)
+ (15.11.1913)
Spiridione Fabiato (İstanbul, 06.01.1868 – 24.02.1943, Büyükada)—{Haggy Andréa Calleori + Nicolai Fabiato}
/
Aurora Agapiu Fabiato (İtalya, 1903 – Büyükada, 1977)—{? + Giuseppe Agapiu}
+
Giuseppe Scotto (1??? – 19??)—{? + Giovanni Scotto}

* * *

Büyükada Çankaya Caddesi No: 21 Fabiato Köşkü’nün sahipleri
Gemma Giuliani ile Spiridione Fabiato ve evlâd-ı mâneviyeleri Aurora Fabiato
Fabiato Ailesi’nin Evrak-ı Metrûkesi
SALT Araştırma Arşivi

* * *

Fabiato Köşkü’nün Şemsi Molla Sokağı’na bakan arka cephesinin evvel zaman içinde çekilmiş bu fotoğrafı
o nefis Art-Nouveau paspartusuyla bir çerçevede
köşkün TURİNG Kültür Evi olarak kullanıldığı senelerde bir odasının duvarında asılıydı.
Büyükada, 07.12.2005.
)O(

* * *

[…] FABİATO KÖŞKÜ (1)

Çankaya Caddesi’nde (Nizam) 3364,50 metre karelik bir alanda yer alan 21/2 numaralı üç katlı, bodrumlu ve bahçeli kârgir köşk, ilk sahibi İtalyan uyruklu Antonia kızı Gemma Giuliana Pavlina(111) adına kayıtlı iken (Aralık 1910) vasiyet yoluyla İtalyan uyruklu torunu [oğlu] banker Giuseppe Spiridon Fabiato(112) ve yine İtalyan uyruklu Aurora Agapiu Scotto’ya (19.3.1941) geçtikten sonra Aurora, varisi olmadığı için köşkü Büyükada’daki San Pacifico Latin Katolik Kilisesi’ne hibe etmiştir.

Tapu kaydına göre evvelce otel olarak kullanılmış olan ve bakımsızlıktan zamanla harap olan köşkün yapım tarihi, demir işçilikli bahçe kapısında da okunduğu gibi 1878’dir. Köşkün oturma salonunun duvarında Gemma Giuliana’nın otoportresi ile Civanyan’ın iki küçük tablosu asılı bulunmaktadır. […]

___________

111. Bir kadın ressam olan Gemma Giuliana (1878-1928) ölünceye kadar uzun yıllar bu köşkte yaşamıştır.
112. Balıkçıl Caddesi’ndeki “Milano”, “Selekt Lokantası”, “Bakkal Dimitro”, “Kahveci Hamdi”nin yer aldığı 10.000 metrekarelik ada da Fabiato’ya aitti.

Pars Tuğlacı, Tarih Boyunca İstanbul Adaları, İstanbul (1995)258-259.

* * *

“Büyükada Fabiato Köşkü’nün Bahçesinde…”, Adalar Postası-8 (22.5.2007).

Büyükada Fabiato Köşkü’nün Bahçesinde…

Fabiato Köşkü’nün bahçesinde bir kara kedi, 18.4.2005.
)O(

Adalar’a bahar geldi! Erik ağaçları, süpürge otları, kiraz ağaçları, defneler, ladenler, leylaklar, erguvanlar, mor salkımlar derken şakayıklar da çiçek açıverdi!

Çinliler’in, “bahçelerin kraliçesi” dedikleri Şakayık (Paeonia), Olympos Dağı tanrılarının doktoru Paieon’dan (Paian, Payan) almış adını.

[…] Homeros destanlarında Apollon, ordulara veba, kıran salan olumsuz, korkunç bir güç diye canlandırıldığı gibi,
iyileştirici, derda deva bulan tanrı anlamındaki Paian ek adıyla da anılır. Destanlar boyunca adı geçen hekimlerin hepsi bu Paian tanrının oğulları ve öğrencileri sayıldığına göre sağlık tanrısı Asklepios’un da Apollon’dan doğmuş olması bir rastlantı değildir.

Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü, İstanbul (1989)67.

Herkül’ün Hades’e’a saldırmasıyla oluşan yaraları, Çin’den gelen bu bitkinin kökleriyle iyileştirmiş Paieon.

[…] Hades de neler çekti, o azman tanrı,
Kalkanlı Zeus’un oğlu sivri bir okla
ölüler ülkesinin kapısında vurdu onu,
Herakles ona dinmez acılar verdi.
Sonra Hades çıktı Zeus’un evine, koca Olympos’a,
yüreği yanık, acılar içindeydi,
Omzuna güçlü ok girmiş, canını yakıyordu.
Ama ölümlü yaratılmış değildi o;
Geldi, acı dindiren ilâçlar serpti omzuna,
Paian tanrı, yarayı iyi etti.
[…]

Homeros, İlyada V 401-404.

Paian, Ares’in yaralarını da iyileştirir.

[…] Böyle dedi (Zeus), onu (Ares) iyileştirmesini buyurdu Paian tanrıya.
İyileştirdi yarayı Paian tanrı,
acı dindiren ilaçlar serpti üstüne,
ölümlü yaratılmış değildi ki o.
Ak sütle incir özü karıştırılır da hani,
çarçabuk koyulaşıverir sulu süt,
mayalanıverir göz önünde,
saldırgan Ares’i öylece iyileştirdi o,
göz açıp kapayıncaya dek.
[…]

Homeros, İlyada V 899-906.

Ayın ışığını şakayıktan aldığını söyler kimileri, sürü ve çobanları korur, kötü ruhları uzak tutarmış dikensiz gül şakayık!
Kökleri ve özellikle tohumları büyücülükte kullanılmış. Kâbuslardan uzak durmak isteyen Uzakdoğulular içerlermis şakayığın tohumlarını…

Ve işte kış yasemini ile eski çağlardan günümüze pek çok batıl inançla ilişkilendirilmiş şakayığın yanıbaşında bir kara kedi!
)O(

* * *

“Çok Ama Çok Üzgünüm!”, Adalar Postası (14.3.2006).

Çok ama çok üzgünüm!

Evvelsi gece Sevgili Kış Yasemini’ni (Jasminum nudiflorum / Winter Jasmine) aradı gözlerim ya nafile!
Büyükada Çankaya Caddesi’ndeki Fabiato Köşkü’nün (Büyükada TURİNG Kültür Evi) bahçesindeyken vaktiyle
Bayan Fabiato’nun bahçesinin yarısını ifraz yoluyla bahçevanına vermesiyle
Bahçenin tam bu bölümüne işte sakalet beton bir bina konduruluvermiş günün birinde
Böylelikle âdeta mahsur kalmış kış güzeli yasemin de orada öylece biçare
Bu çirkin binanın güzel bahçe duvarının üzerinde
Henüz beş sene evvel tanıdıydım kış güzeli yasemini şahane bir bahar gününde
Her sene bu vakitlerde
Kar taneleri misali sarı yasemin çiçekleri yağardı hem bahçeye… hem de caddeye…
Kış güzeli yaseminin seneler senesi sarıldığı taş duvar da güzel mi güzel,
Hemen dibinde coşup taşan şakayıklar da haliyle
Tüm bu güzelliklerin içinde o bina olanca çirkinliğiyle kıskanıvermiş diye anlatmalı,
Kış güzeli yaseminin hazin hikâyesini
Nasıl söylerim Adalıların o güzelim yasemine kıyıverdiğini ki?!
Şimdi o güzel taş duvar cascavlak ortada!
Onu da binaya benzetmek hırsıyla betonla sıvarlar yakında!
Doğalgaz hevesiyle bir kamyon ya da kepçe
O daracık sokaktan sağa sola vura kıra geçmiş olmalı öylece
Karşı duvar kırık, elektrik direği devrik!
Evelallah Çankaya’dan Şemsi Molla’ya çıkan bu güzel sokak da TARUMAR böylelikle!
Kâbuslardan uzak durmak isteyenler, içerlermiş şakayığın tohumlarını
Ayın ışığını şakayıktan aldığını söyler kimileri
Sürü ve çobanları korur, kötü ruhları uzak tutarmış dikensiz gül şakayık!
Oysa bu TARUMARda ne kış güzeli yasemini, ne de kendini koruyabilmiş ne yazık ki!
Bu bahar nereye bakacak, nerede keyfedecek şimdi bizim şu mahzun kara kedi?
Her derde deva Paeonia (Şakayık) da gitti!
Peki ne olacak bu Ada’nın akıbeti?
O gece fotoğraf makinem yanımda değildi!
Dün, bugün bir daha görmeye tahammül edemedi ne gözlerim, ne de gönlüm o vahşeti!
Tüm bu güzelliklerden geriye 2005 senesinin 18 Nisan’ında çekilmiş bir hâtıra fotoğrafı kaldı şimdi!
Üzüntüyle…
)O(

* * *

“Büyükada PTT Müdürü’nün Aurora Fabiato’ya 21.6.1946 tarihli mektubu. / SALT Araştırma Arşivi.

* * *

Fabiato Ailesi’nin Evrak-ı Metrûkesi’ni
erişime açan
SALT Araştırma Arşivi’ne
1001 teşekkürlerimizle…

)O(


devam edecek…


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: